SON DAKİKA

Boğaziçi Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümünden mezun olan Oktay AYDIN, New York Üniversitesi'nde Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler, Yıldız Teknik Üniversitesi Eğitim Bilimleri Yükse... [Devamı]

Anasayfa > Haberler > Aile/Çocuk > Üniversite Adaylarının Büyük Yol Ayrımı

Üniversite Adaylarının Büyük Yol Ayrımı
Son Güncellenme : 05 Tem 2013 9:38

Üniversite Adaylarının Büyük Yol Ayrımı

Oktay Aydın

EGK-Kariyer Danışmanı

 

Üniversiteli olmak isteyen adayların sınav maratonları sona erdi. Yükseköğretime Geçiş Sınavı-YGS ve Lisans Yerleştirme Sınavları-LYS tamamlandı. Şimdi sıra büyük yol ayrımında. Hangi üniversitede hangi bölümü okuyacaklarına ilişkin karar alma vakti.

YGS-2013’te 140 ve üstünde puan alamayan 184.429 aday üniversiteli olma şansını 2013-2014 öğretim yılı için kaybetti. 71.746 meslek liseli aday sınavlara katılmayarak sadece kendi alanlarındaki 2-3 yıllık ön lisans Meslek Yüksek Okulu-MYO bölümlerini sınavsız tercih edeceklerini bildirdi. 140-180 arasında puan alabilen 346.725 aday ise Açıköğretim Fakültesi-AÖF kontenjansız bölümleri yanı sıra sadece ya 2-3 yıllık ön lisans MYO bölümlerini tercih etme ya da üniversitelerin Özel Yetenek Sınavı ile alan 4 yıllık lisans bölümlerine başvurma ve sınavlarına girebilme hakkı kazandı. YGS’lerde 180 ve üstü alan 1.232.631 aday ise 140-180 arası alanların hakkına ek olarak, YGS ile alan 4-5 yıllık lisans programlarını tercih etme hakkı da kazandı.

YGS’lerde 180 ve üstü alan 1.232.631 adaydan, 851.131’i LYS’lere de girdi. Bu adaylardan ilgili LYS puan türlerinde 180 ve üstü alan MF’de 243.188, TM’de 432.484, TS’de 357.497 ve Dİ;L’de 42.797 aday, LYS ile alan 4-6 yıllık lisans programlarını tercih etme hakkı kazandı.

Bu süreçte adayları bekleyen bir seçim var. Hangi bölümde öğrenim göreceklerine ve bu bölümü hangi üniversitede okuyacaklarına karar verecekler. Bunun için 104’i devlet, 78’i vakıf, 8 vakıf-myo, 9 KKTC toplam 199 yükseköğretim kurumunda yer alan yaklaşık 10 bin bölümdeki 1 milyona yakın kontenjan arasından seçim yapacaklar. Bu seçimi en fazla 30 tercih olarak ÖSYM’ye bildirecekler.

Genç üniversite adayı arkadaşlarımızı, bu zorlu seçim ve tercih sürecinde, büyük yol ayrımında, bazı güçlükler bekliyor.

Sağlıklı ve doğru seçimde, en büyük zorluk, bireyin kendini yeterince tanıyamamasıdır.

İnsan, bir üniversite, bölüm ve uzak erimde bir meslek seçerken önce kendini çok iyi tanımalıdır. Ne istiyor, yaşamdan ne bekliyor,  yetenekli olduğu ve ilgisini çeken alanlar neler, güçlü ve zayıf olduğu yanları ne, kişilik özellikleri, yaşama bakış açısı ve yaşam tarzı nedir, tüm bunları en net haliyle ortaya koyabilmelidir. Bunun için kendi iç sesine kulak vermeli, onu çok iyi tanıyan anne-baba, arkadaş, danışman ve öğretmenlerinin görüşlerini almalıdır.

Sağlıklı ve doğru seçimde, ikinci büyük zorluk, üniversiteler, bölümler ve meslekler hakkında yeterli bilgiye sahip olunmamasıdır.

Üniversitelerin türleri, bulundukları şehirler, kampüs olanakları, sahip olduğu sosyal ortamlar, akademik kadrosu, ders dışı, spor, sanat, sosyal, kültürel etkinlikleri, mezunlarının işe ve yüksek lisans programlarına kabul oranlarını araştırmalılar. Ayrıca,  Türkiye’de ve tüm dünyadaki algısının ne olduğunu da öğrenmeliler. Bunu, bizzat üniversitelere giderek yapabilecekleri gibi,  internetten ya da mezunları ile görüşerek, danışmanlarından bilgi edinerek de yapabilirler.

Sağlıklı ve doğru seçimde, üçüncü büyük zorluk, seçimlerin bugünün koşullarına göre yapılması ve mesleklere genel ön yargı ile yaklaşılmasıdır.

Adaylar, üniversiteleri, bölümleri ve meslekleri bugünkü koşulları göz önünde bulundurarak seçiyorlar. Oysa mezun olmaları ve işlere girip bir noktaya gelmeleri en az bundan 10 yıl ve sonrası demek. Dolayısıyla seçimlerini 10-15 yıl ve sonrasını düşünerek yapmaları gerekir. Bu değerlendirmeleri yaparken de toplumda yerleşmiş yargılar yerine yeni araştırmalar ve bilgiler ışığında yeni yargıları kullanmaları sağlıklı tercihlerine yardımcı olacaktır.

Sağlıklı ve doğru seçimde, diğer bir büyük zorluk, seçimlerde anne ve babaların kendi yapamadıklarını çocukları üzerinde gerçekleştirme hırs ve isteğidir.

Her anne-baba çocuğunun iyiliğini ister. Her anne baba çocuğunun ileride severek yapacağı ve para kazanabileceği bir mesleği, işi olsun ister. Ancak, bazı anne ve babaların bu isteklerini dışa yansıtırken, nesnel olamadıkları, kararın ve yaşamın çocukların kararı ve yaşamları olduğunu kabul edemediklerini gözlemliyoruz. Yapılan iki genel yanlış var. Birincisi, üniversiteler, bölümler ve meslekler hakkındaki bilgilerinin mutlak doğru olarak kabul edilmesi gerektiğine inanıyorlar. İkinci yanlış da, zamanında kendilerinin ulaşamadıkları mesleklere, işlere ve başarılara çocukların yapısı, isteği uysun uymasın, çocukları üzerinden ulaşmak istiyorlar. Burada adaylara düşen görev, anne-babalarının kendileri ve üniversiteler, bölümler, meslekler hakkındaki yorum ve görüşlerini dinlemek ama kararlarını yine kendilerinin vermesidir.

Genç üniversite adayı arkadaşlarımın, isteklerine, yeteneklerine ve hayallerine uygun bölümleri, üniversiteleri, meslek ve işleri bulabilmelerini dilerim.

Yorumlar

Bu Yazıya 0 Yorum Yapılmış

Yorum Yap

Bu Haberler Dikkatinizi Çekebilir

Eğitim Gelecek Kariyer / Education Future Career
Eğitime ve Kariyere Dair / About Education and Career
T: 0212-427 0982 E:egitimvegelecek@gmail.com
Eğitime ve kariyere dair haberler verir. Okul öncesinden liseye, üniversiteden yaşam boyu eğitime eğitimin ve sınavların her düzeyinde danışmanlık hizmeti sunar. / News about educaion and career. Counseling on educaition of all level from preschool to lifelong education.